Erzurum Kis Sporlari Festivali
        Ata Sporumuz CİRİT | Dadaş TV
Erzurum Web
Paylaş

Erzurum Hava Durumu

Loading
Atatürk Üniversitesi Erzurum

Tarihin ilk dönemlerinden beri bir yerleşim yeri olan Erzurum, günümüzde de Doğu AnadoluBölgesinin en büyük kentlerinden birisidir. Erzurum adının aslı erzeni-Rum (Rum merkezi)dir.Bu bölge tarih boyunca; Urartular, Kimerler, İskitler, Medler, Persler, Partlar, Romalılar, Bizanslılar, Sasaniler, Araplar, Selçuklular, Moğollar, İlhanlılar ve Safaviler, gibi çok çeşitli kavimler ve milletler tarafından zapt ve idare edilmiştir.1514 yılında şehir ve çevresini fetheden Osmanlılar Türkiye Cumhuriyetinin Kurulduğu 1923 yılına kadar burada hüküm sürmüşlerdir.

Erzurum ve çevresine hakim olan büyük şahsiyetler arasında Büyük İskender, Timur'u sayabiliriz. Bölgenin savunmasında şehrin fonksiyonu coğrafi yapısı ile yakından ilgilidir. Zira şehir Doğudan gelebilecek saldırılara karşı kolayca savunulabilecek bir yerde kurulmuştur. 20. Yüzyılın başlarında batı güçlerine karşı girişilen direniş hareketi Atatürk'ün liderliğinde Erzurum'da başlamıştır. Atatürk milli birlik ve bağımsızlık hareketinin temelinin atıldığı kongreyi 23 Temmuz'da burada toplamıştır. Atatürk'ün Osmanlı ordusundan istifası, manevi hemsehri ilan edilmesi, ilk nüfus cüzdanı'nın verilmesi Erzurum'da gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyeti'nin 4. Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Erzurumludur. Şehirde yukarıda bahsedilen kavim ve milletlere ait birçok tarihi eser bulunmaktadır.Bunların bir çoğu bozulmadan günümüze kadar gelmiştir. Şehre doğal güzellik katan bu eserlerin yanı sıra keşfedilmeyi bekleyen doğal güzellikler de mevcuttur.

 
ERZURUM PALANDÖKEN ERZURUM PALANDÖKEN OLTU KALESİ

Anadolu'da deniz seviyesinden 1959 metre yükseklikteki tek büyük yerleşim yeri olan Erzurum yüksek bir yaylanın güney batı bölümünde yer alır. Yerleşme alanı yer yer 2000 metreye kadar yükselen bir ova üzerinde bulunur. Bölge kuzeyde Dumlu, güneyde Palandöken dağları ile çevrilmiştir. Buradan geçen İpek Yolu ve verimli ovaları bölgenin tarih boyunca yerleşme alanı olarak seçilmesinde önemli rol oynamıştır. Bu arada yer yer şiddetli depremlere maruz kalan şehir ve çevresi önemli ölçüde zarar görmüştür.

Türkiye'nin en şiddetli iklimi bu bölgede hüküm sürer Baharları yağışlı , yazları sıcak ve kurak geçer , kışları soğuk ve karlıdır. Yıllık ortalama sıcaklık 6 derece, en soğuk ay ortalaması -8,3 derece'dir. En sıcak ay ortalaması 20.2 derece'dir. Yılın yaklaşık 220 günü boyunca ortalama sıcaklık 8 derece'nin altında seyreder. Yıllık yağış ortalaması 460.5 m2 olarak kaydedilmiş olup yağışlar düzensizdir. Nispi nem %60.3 dür.

İlin toplam nüfusu 1990 sayımına göre 848.201 dir. Şehir ve banliyölerinde oturan nüfus 362 bin civarındadır. Arazinin %20 si tarıma elverişlidir. Halkın başlıca geçim kaynağı hayvancılıktır.

Erzurum'un jeolojik yapısından dolayı bölgede birçok kaplıca mevcuttur. Bu kaplıcalardan en önemlileri Ilıca (15 km) Hasankale (38 km) ve Soğuk çermik (60 km) kaplıcalarıdır. Bu kaplıcalar romatizma, siyatik ve çeşitli kadın hastalıkları tedavisi için tavsiye edilmektedir. Bu kaplıca merkezlerinde konaklamak için otellerde mevcuttur...

YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ:
Erzurum İlinin arazi büyüklüğü, yaklaşık 25.066 km² kadardır. Rakımı ise 1853 dır. Genel olarak yüksek arazilerden oluşur. Örneğin platoların deniz düzeyine göre yükseklikleri 2000 m’ yi bulur, bunların üstünde yer alan dağların yükseklikleri ise, 3000 m. ve daha yüksektir. Platolar ve dağlar arasında, yükseklikleri yaklaşık 1500 ila 1800 metrelere ulaşan depresyon ovalarıyla oluklar yerleşmiştir. Karasu-Aras Dağlarının bazı dağ kütleleri, Erzurum İli arazisini güneyde engebelendirmiştir. Bunların en önemlileri, Erzurum kenti ve Erzurum ovası (825 Km²) güneyinde yer almakta olan Palandöken Dağları (Büyük Ejder 3176 m.) ve Pasinler Ovası (540 km²) güneyinde yer alan Şahveled Dağları (Çakmak Dağı 3063 m.) olup, Bingöl Dağlarının kuzey yarısı da yine Erzurum İli sınırları içinde kalmaktadır.
İl topraklarını kuzeyden engebelendirmiş olan dağlarsa, Kuzey Anadolu Dağlarının ikinci sırasına bağlı yükseltilerdir. Bunların başlıcaları, İspir ve Erzurum arasında yer alan Mescit Dağları (en yüksek nokta 3239 m.), onların doğusundaki Kargapazarı Dağları (Dumlu Dağı 3169 m.) ve bir kısmı Kars ili sınırları içinde kalan Allahuekber dağlarıdır. Söz konusu edilen bu kuzey ve güneydeki dağların arasına, iki önemli depresyon ovası yerleşmiştir. Bunlar Erzurum Kentinin de kenarında kurulmuş olduğu Erzurum ovası ve Hasankale ovası olup, her iki ovayı birbirinden, 2030 m. yükseklikteki Deveboynu beli ayırır. Bunlardan Erzurum ovasının en alçak kesimi 1850 m, Hasankale ovasınınki ise, 1650 m. kadardır. Aslında bunlar birer ova özelliği gösterirler.

İKLİM ÖZELLİKLERİ:
İl arazisinin büyük çoğunluğunda, karasal iklim özellikleri egemendir. Kışlar uzun ve sert, yazlar kısa ve sıcak geçer. İl topraklarının kuzey kesimlerinde, yüksekliği yaklaşık 1000 ila 1500 metrelere inen vadi içleriyle çukur sahalarda iklim, büyük ölçüde sertliğini yitirir. Erzurum il merkezindeki meteoroloji istasyonunda 1929’ dan bu yana gözlem yapılmaktadır. Yaklaşık 70 yılı bulan gözlem sonuçlarına göre, ilde en soğuk ay ortalaması, -8.6 C, en sıcak ay ortalaması 19.6 C, en düşük sıcaklık -35 C ve en yüksek sıcaklık ise, 35 C olarak ölçülmüştür. Yıllık yağış tutarı 453 mmm. kadardır. En az yağış kış devresinde düşer. Bu devrenin yağışları kar biçiminde olup, kar yağışlı gün sayısı 50 ve kar örtüsünün yerde kalış süresi ise 114 gün kadardır. En yağışlı devre ilkbahar ve yaz mevsimleridir.

DOĞAL BİTKİ ÖRTÜSÜ:
İl arazisinde egemen doğal bitki örtüsü, step formasyonudur. Orman örtüsü, pek yaygın değildir. Bu örtünün alt sınırı, 1900-2000 metrelerde başlamakta ve üst sınır, 2400 metrelerde son bulmaktadır. Başlıca orman örtüsü alanları, Oltu, Olur ve Şenkaya ilçelerindeki sarıçam ve meşe ormanlarıyla, Erzincan-Aşkale sınırlarında rastlanan meşe ormanlarıdır. İl arazisinin % 60’ tan biraz fazlası steplerle kaplıdır. Bu doğal bitki örtüsü, yer yer keven topluluklarıyla verimsiz hale gelse de, geniş alanlarda mera hayvancılığına uygun verimli çayırlıklar durumundadır.

AKARSULAR:
İl topraklarının doğu yarısı, Hazarakaçlama Havzası içinde kalır. Bu kesimin sularını, Aras Irmağı toplar. Batı kesimi ise, Basra Körfezi akaçlama alanında, kuzey kesimi de Karadeniz akaçlama havzasında kalır. Batı kesimi sularını Karasu, kuzey kesimininkini ise, Tortum ve Oltu çaylarının birleşmesiyle oluşan Çoruh ırmağı toplar.

GÖLLER:
İlde doğal göller azdır. Yapay göller ise, yeni yeni oluşmaktadır. İlin en önemli doğal gölü, Tortum çayı üzerinde oluşmuş, bir heyelan-sed gölü olan, Tortum gölüdür. Aslında bu göl, yönetim olarak, 1997’ de ilçe merkezi yapılan Uzundere ilçesi yönetim sınırları içinde kalır. Alanı yaklaşık 8 km² kadar olan bu göl, kuzey batıda yer alan Kemerli dağından heyelan yoluyla kayan kütlelerin, Tortum çayının yatağını tıkaması yoluyla oluşmuştur. Bu nedenle çayın eski yatağı değişmiş ve önünde yüksekliği 48 metreyi bulan ünlü doğa harikası Tortum (Uzundere) Çağlayanı oluşmuştur. Gölün suları, 1963 yılında faaliyete geçen ve 1 km kadar kuzeydeki alçak bir boğazda kurulmuş olan Tortum santralını çalıştırmaktadır. Fazla sular ise, serbest akışa bırakılarak, Tortum çağlayanını oluşturmaktadır. Yapay göller arasında Serçeme çayı üzerinde yer alan Kuzgun barajı (10.3 km²), Lezgi suyu üzerindeki Palandöken Göleti (22 km²), Aras ırmağı üzerinde Söylemez barajı (14.2 km²) başlıcaları olarak burada hatırlanabilirler.

Kültür

Erzurum'un mutfağı Anadolu'nun her yöresinin kendine ait yöresel bir mutfağı vardır. Erzurum'da zengin bir mutfak kültürüne sahiptir.Bunlardan lor dolması, kadayıf dolması, özel yapılmış su böreği, ayran aşı ve cağ kebabı bu mutfağın baş yemekleridir. Erzurum'a yolu düşenlere bu yemekleri, özellikle Tortum Cağ kebabını tatmalarını tavsiye edilir.

Erzurum'da oynanan halk danslarına Bar denir. Bar' ın tarihçesi çok eskilere Orta Asya' da Altay kavimlerine kadar uzanır. Erzurum halk oyunlar erkek ve kadınlarca ayrı ayrı oynanır. Atatürk Üniversitesi halk oyunları ile Erzurum halk oyunlar ve türküleri derneği bar ekibi çeşitli uluslararası halk dansları festivallerinde birincili ödülleri almışlardır. Bar oyunu mertlik ve yiğitlik sembolüdür. Erzurum ayrıca zengin bir halk türküleri kaynağına sahiptir.

Erzurum El Sanatları Erzurum kuyumculuğu ve Oltu Taşı işlemeciliği ile ünlüdür. Yarı değerli taş olan [[Oltu Taşı]] (kehribar) Erzurum'a özgüdür Altın ve gümüş ile birlikte Oltu Taşından kadınlar için bilezik, gerdanlık, broş, küpe, saç tokası ve tarağı yapılırken, erkekler için tespih, ağızlık, yüzük, vb. eşya imal edilmektedir. Bu ürünlerin satıldığı yer Rüstem Paşa Bedesteni'dir. Taşhan olarak ta adlandırılan bu eser Kanuni Sultan Süleyman'ın sadrazamı Rüstem Paşa tarafında yaptırılmıştır. Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşıyan iki katlı bina halen çarşı olarak kullanılmaktadır.

TARİHİ ESERLERİMİZ

Kaleler                                  

 Avnik Kalesi

Bardız Kalesi

Erzurum Kalesi

Hasankale

Hınıs Kalesi

İspir Kalesi ve Camii

Micingird Kalesi

Oltu Kalesi

Tortum Kalesi

Üngüzek Kalesi H

Zuvans Kalesi

 Cami ve Mescitler

 Ali ağa (Gürcü Kapısı) Camii

Bakırcı Camii

Boyahane Camii

Caferiye Camii

Cennet Zade Camii

Derviş Ağa Camii

Emir Şeyh Camii H

Gümrük Camii

İbrahimpaşa Camii

Kurşunlu Camii

Lala Mustafa Paşa Camii

Murat Paşa Camii

Narmanlı Camii

Pervizoğlu Camii

Şeyhler Camii

Ulu Camii (Atabey Camii)

Medreseler                   

 Yakutiye Medresesi

Çifte Minareli Medrese (Hatuniye Medresesi)

Ahmediye Medresesi

Kadıoğlu Medresesi

Kurşunlu (Fevziye) Medresesi

Pervizoğlu Medresesi

Şeyhler Medresesi

 Kümbetler                           

 Ahi Baba Kümbeti H

Cimcime Sultan Kümbeti

Emir Sultan Kümbeti

Gümüşlü Kümbet

Karanlık Kümbet

Mehdi Abbas Kümbeti

Rabia Hatun Kümbeti

Üç Kümbetler

 Türbeler

 Abdurrahman Gazi Türbesi

Ane Hatun Türbesi

Cemaleddin Hoca Yakut Türbesi

Emir Şeyh Türbesi

Habip Baba Türbesi H

Mahmut Paşa Türbesi

Pir Ali Baba Türbesi

Rabia Hatun Türbesi

 Çeşmeler

 Abdullah Paşa (Emir Şeyh Cami) Çeşmesi

Akpınar Çeşmesi

Ali Paşa Camii Çeşmesi

Ayazpaşa Çeşmesi

Bakırcı Camii Çeşmesi

Cennet Çeşmesi

Çukur Çeşme

Dabakhane Çeşmesi

Dörtgüllü Çeşmesi

Hacı Mehmet Çeşmesi

Hüseyin Çeşmesi

Kırk Çeşme

Şabahane Çeşmesi

Yazıcı Çeşmesi

 Hamamlar

 Boyahane Hamamı

Erzurum Hamamı

Gümrük Hamamı

İki Göbek Hamamı

Kırkçeşme Hamamı

Lalapaşa Hamamı

Murat Paşa Hamamı

Saray Hamamı

Şeyhler Hamamı

 Diğer Eserler

 Çobandede Köprüsü

Tepsi Minare (Saat Kulesi)

Kale Mescidi

Nüzhetül Hazra Köşkü

Rüstem Paşa Kervansarayı (Taşhan)

Taş Ambarları H

ERZURUM'UN ADI

Erzurum'un bilinen ilk adı Doğu Roma (Bizans) İmparatoru II. Theodosios'a (408–450) izafe edilen Theodosiopolis'ti. Şimdiki Erzurum'un yerinde kurulmuştu. IV. asır sonuna doğru Roma imparatorluğu sınırları içine alınmış ve 415 tarihinde Theodosios'un emriyle Şark Orduları Kumandanı Anatolius tarafından kurulmuştur.
Urfalı Mateos' a göre bu şehir Garin mıntıkasında Fırat'ın kaynağına yakın bir yerde bulunuyordu. Belazurî. Bölgeye hâkim olan Ermenyakos'un ölümü üzerine yerine geçen Kali adlı karısı tarafından kurulduğu için Araplarda Kalikala (Kali'nin ihsanı) adını vermişlerdir.

Belazuri Kalîkala'yı dördüncü Ermeniyye şehirleri arasında sayar ve Ermeniyye şehirlerinden biri olarak kabul eder. X. asır İslam coğrafyacıları Kalikala şehri hakkında bize malumat vererek, doğuda ev eşyasının en önemlisi sayılan Kali(halı)nın burada yapıldığım ve adını bu şehirden almış olduğunu kaydetmektedirler. Hudud Alalam'ın yazarı bu şehrin müstahkem bir kalesi bulunduğunu ve her taraftan gelen gazilerin burayı nöbet tutarak koruduklarım Ve şehirde tüccarların çok olduğunu bildirmektedir. Bugünkü Erzurum adı ise; Erzen'in Selçuklular tarafından fethedilmesi üzerine ahalisinin Theodosiopolis'e (Kalikala=Karin) göç etmelerine müteakip bu şehre Erzen ve Türk hâkimiyetinin ilk safhalarında bu adın sonuna, Meyyafarikin (Silvan) ile Siirt arasındaki Erzen'den ayırmak ve Anadolu'ya ait olduğunu belirtmek üzere Rum kelimesi ilave edilerek, Erzen al-Rum denilmesinden kaynaklanmıştır. Selçuklular tarafından Erzurum'da basılmış paraların üzerinde şehrin adı Arzan al-Rum şeklinde yazılmıştır.

Erzurum Şehri tarih boyunca aşağıdaki isimleri taşımıştır:

1-Karanilis - Karanitide - Garin - Karin - Kalak - Karun - Kalak (Yunan, Bizans, Roma kaynaklarında, Ermeni ve Gürcü tarihlerinde)

2-Theodosiopolis (Bizans Dönemi)

3-Kali-Kala (k) (Kali/Han-Şehri) (İslam kaynaklarında).

4-Arzan - Arzen - Artze (Şimdiki "Karaarz - Karaz" yerinde) (Selçuklu fethi sırasında).

5-Erzen - Rum / Erzen-ir-rüm ve Erzurum (Selçuklu, İlhanlı, Akkoyunlu, Osmanlı çağlarında).

Artze, Theodosiopolis kalesinin kuzeybatısında, Karasu'nun sağ tarafında kalıyordu. Theodosiopolis halkı tahkimatın, sanayilerinin gelişmesini engellediğini görerek buranın yakınında ticarete daha elverişli ve tamamen açık yeni bir yer kurmağı tercih etliler. Bu suretle çok mamur Arze veya Arzen şehri meydana geldi. 1049'da Selçuklu orduları Arze' yi zapt ettiler. Saltuklular ve sonraki siyasi kuruluşlar Arz ismine Kara'yı ilave etmişler, böylece Kara Arz söylenişi ortaya çıkmıştır.

Şu anda köy konumunda olan Karaz, Selçuklulardan sonra da tarihi kaynaklarda yer almıştır.

Erzurum haritası


DADAŞLIK
Kuzey ve güney Azerbaycan, Horasan ve Türkmenistan’la yeniden tesis edilen kültürel iletişim kanalları “DADAŞ” kavramının bu coğrafyalar içinde geçerli olduğunu, dadaşlığın Dadaşlık Hinterlandının sadece batıdaki sınırı teşkil etmektedir. Bu kültürün tarihi macerası İran, Irak ve Horasan odağını işaret ediyor. Anadolu coğrafyasında Erzurum’dan başka Dadaş belgesi bulunmazken, Erzurum’un doğusundan başlayıp Horasan’a kadar uzanan geniş coğrafyada Erzurum’daki Dadaş kavramı ile aynı anlamda ve de aynı kelime ile ifade olunmak suretiyle bir yiğitlik kültürünün bulunması kendinden menkul bilgilerle coşturulmuş inkılapçı öğretmen mantalitesinin (zihninin) açıklayacağı bir şey değildir.

Sözünü ettiğimiz coğrafya Büyük Selçuklu Devleti’nin oturduğu Anadolu öncesi yurt zeminini teşkil eder Türkmen’in İslamlaşmak macerasında Tuğrul ve Çağrı beylerin Alpaslan’la taçlanacak “ Siyasi Birlik Hülyası “ işte bu toprakta mayalanacaktır Dadaşlığın da mayası muhtemelen aynı süreçte çalındı. Ve bugün de Türk Erzurum’un ikinci kurucusu Kanuni Sultan Süleyman Safevi fetretinde ahalisini tümden kaybetmiş bu şehri, Tebriz’den getirdiği Akkoyunlu sünni Türkmenlerle yenilemişti. Evliya Çelebi bu gerçeği seyahatnamesinin “şehirde konuşulan dil “ konusunu işlediği bölümde teyid eder.” Hardan gelirsen, hara gidirsen?” türü verdiği zannedildiği gibi Erzurum’a mahsus bir kültürel değer olmadığını ortaya koydu. Erzurum örnekle 17.asırda Erzurum ağzının Azeri karakterini tescil eder. Bu karakter fetret öncesi Erzurum’unda da aynen vardı. Çünkü bir bölge karakteriydi.

Türkler İslam’ı , Fars kültürü kanalından iktibas ettiler. Biz kutsal kitabımızdaki bir çok kavramın farsçasını kullanır, mesela “resul” yerine, peygamber, “salat” yerine namaz, “savm” yerine, rüze’den bozma oruç, teharet almayı ise abdest deriz. Dadaş kelimesinin etimolojisini yaparken Türkmen’in geçmiş olduğu bu kültürel süreci nasıl ihmal edebiliriz? Kaldı ki, Dadaş kelimesinin tarihen nasıl iştikak ettiğini sırf lenguistik disiplinleri esas alarak açıklasak dahi bu yeterli olmayacaktır. Zira “mana” nın, onun döküldüğü kelimeden çok önce doğduğu lisanın bilinen hakikatidir...

Demek oluyor ki dadaş kelimesinden önce dadaş kavramının çözümlenmesi gerekecektir. Bu kavram hangi tarih kesitinde hangi sosyal ve kültürel şartlarla doğdu?

Bu meyanda dadaşlığın ve ona rengini veren, İslam delikanlılık terbiyesinin doruk müessesi olan futuvvet ve ahiliğin, dadaşlıkla olan ilgisini bilmemiz gerekir.

DADAŞ'IN TARİHÇESİ

Dadaş kavramının izini geçtiğimiz iki asra kadar iyi kötü sürüyoruz.”18. asırdan geriye doğru kümelenen yüzyıllardaki dadaşlığın mahiyeti hakkındaki bilgileri” nasıl edineceğiz? Burada yol çatallaşır. Dadaşlık yalnız Osmanlı Kültür sahasının damgasını taşımadığına göre, doğru adresi arama işi ister istemez kardeş coğrafyalara kayar.

Dadaşlık izleri nerede aranırsa aransın, cevabı bulunması gereken en hayati soru Dadaşlık kavramının, hangi tarih sürecinde ve hangi sosyal şartlarda teşekkül ettiğidir. Dadaş kavramının teşekkül ettiği tarih sürecinin hangi asra tekabül ettiğini tespite kalkışmak ise problemin ikinci çatalını teşkil eder.

Bu konuda imdadımıza ilk olarak “mukayeseli kültür analizleri, yani sosyal antropoloji etütleri “ yetişecektir.

Gençlik, yiğitlik, cömertlik olgusu, insanoğlunun tarih sahnesinde görülmesiyle birlikte başlamış, kültürel dönemlere göre medeni, ırkı, dini, teknolojik, ideolojik şekiller aldığını almıştır. Demek oluyor ki, dadaşlık olgusunu bizatihi izleyecek verilerimiz olmasa dahi dadaşlık hinterlandındaki “gençlik, yiğitlik, cömertlik serüvenlerini “ çözümleyerek bazı metodik çıkarımlara ulaşabiliriz.

13. Yüzyılda Anadolu’yu gezerken Erzurum’a uğrayan İbni Batuta 130 yaşındaki Erzurumlu Ahi Toman’ın misafiri olur. O dönemin Anadolu’su ve dolayısıyla Erzurum’u Ahilikle haşır neşirdir. Ahilik toplum dokusunun baş belirleyicilerinden biridir. Erzurum’un ahi yadigarlarını taşıyan tarihi mezarlıkları yakın zamana kadar gelmişti. Biz çocuklar Ahlat mezar taşlarını andıran kapı gibi mezar taşlarının dünyasında oyunlar oynardık. Bir Ahi şehri olan Erzurum’da esnafın bu şekilde örgütlendiğini Ahi hayatından günümüze kalan hatıralardan öğreniyoruz. Dadaşlık bu hatıraların neresindedir? Tasavvuf tarihçisi Süleyman Uludağ ve Ortaçağ Anadolu Tarih etütleri ile ünlü Ahmet Yaşar Ocak, hem İslam’ın hem de Türklüğün Fütüvvet prensipleri ile gençliği yiğitliği nasıl kanatlandırıldığını müteaddit neşriyatlarında anlatırlar. Cahiliye devri Araplığının şecaat, iffet, cömertlik, diğerkamlık örneği olan Feta (delikanlı genç adam) tipinden, İslamiyet’te kurumlaşan fütüvvet teşkilatına sonra bu teşkilatın sufilikle birleşip “insan-ı kamil” hedefine yönelmesine nihayet “kemalin derecesi, Haktan gayrısına muhtaç olmadan yaşamaktır” prensibinden hareketle hirfetlere yani hüner sahibi esnaflığa varılması, sözünü ettiğimiz araştırmaların ana eksenini teşkil eder. İslamın yiğidine ait şablon işte bu tasavvufi şablondur.

“Feta” nefsin arzularına karşı çıkan yiğittir. Madde savaşçılarından geçiş, kabile yiğitlerinde olgun insana yolculuk bir başka değişle ileride Dadaş olar akta özel kalıplara dökülecek bir prototip kişilik söz konusudur. Söz konusu olan Bu prototiple nefis putunu kıran kişi heykeli ile Rabbi için nefsinin hasmı olan “ imanlı bir delikanlı ruhu” barınır. Tarihçi Josen Von Hammer’in bu delikanlı ruhu “ İslam Şövalyesi “ diye isimlendirmesi sürecin ne kadar evrensel bir muhtevada olduğuna delildir.

Bu evrenselliğin bize öğrettiği gerçek ise şudur:Delikanlılık temel cevherde birdir: onu farklılaştıran muameleye girdiği kültürlerdir. Bu paradigmalardan hareketle hüküm verilebilir. Dadaşlığın İslam’i bir format olarak ortaya çıktığını kimse iddia edemez. Zira onun bu güne kadar soluklandığı kültür coğrafyası böyle bir iddiaya izin vermez.


Reyhani'nin gözünden Dadaş'ın tarifi:
"soruyorlar dadaş ne demektir; malum ya ben doğuluyum dadaşım dadaşın ne demek olduğunu anlatayım da dinleyelim"


Dadaş büyük kardaş demek
İşte dadaş bu demektir
gururludur gayet dik baş
işte dadaş bu demektir

Dadaş gayet tatlı dilli
edepli erkanlı yollu
bakışı sert göğsü kıllı
işte dadaş bu demektir

Rüzgardır dadaşın hızı
dadaş doğunun yıldızı
Selçuk Türklerinden özü
işte dadaş bu demektir

Moskof sınırları aştı
ona dur diyen dadaştı
ninesi bile savaştı
işte dadaş bu demektir

Dokunmasan dadaş kızmaz
dadaş ahlakını bozmaz
bir coşar dünyaya sığmaz
işte dadaş bu demektir

Reyhaniyim gözyaşımız
kılıç taksın dadaşımız
yaratandır yoldaşımız
işte dadaş bu demektir..


En çok ziyaret edilen Erzurum web sitesi sayfaları:

Erzurum Deyimleri
Arsız neden arlanır, çulda geyse sallanır
Ağanın malı gidir, hızmekerin canı   devamı...

Oltu Taşı
Oltu Taşı çıkarılan yerlerdeki bitki fosillerinden anlaşıldığına göre, ağaçların... devamı>

Oltu - Tortum, Cağ kebabı
Cağ kebabı, veya 'yatık döner' Oltu ve Tortum yöresinde... devamı>

Ilıca Kaplıcaları, Aziziye Belediyesi Termal Tesisleri

Erzurum Kongresi

Erzurum Kongresi’nin içyüzü

Erzurum Hava Durumu

Eski Erzurum Resimleri

Yeni Erzurum Resimleri

Erzurum Kış Sporları Festivali

Erzurum İş Rehberi | Erzurum Valiliği | Erzurum Büyükşehir Belediyesi | Erzurum Otelleri, Konaklama | XANADU SNOW WHITE OTEL

www.erzurumweb.comErzurum Haber  -  Gazete Oku - Erzurum Tarihçesi, Kültürü, Coğrafi Özellikleri

Web Analytics Paylaş