|
Fethullah Gülen net
konuştu! İşi destekliyoruz, yapanı değil!
23.08.2010
Fethullah Gülen, 12
Eylül'de yapılacak referandumda 'evet' demesinin
gerekçesini açıkladı.
"Evet" denilmesi çağrısını siyasi mülahazalarla
irtibatlandırmanın yanlış olduğunu vurgulayan Gülen,
"Milletimize ileriye doğru bir adımı kim attırmışsa,
biz o ayağın altına başımızı kaldırım taşı gibi
koymaya âmâdeyiz" ifadesini kullandı.
Haftalık sohbetlerinin yayınlandığı herkul.org
internet sitesinde "Siyasi gerginliklerin ve bir
kısım çalkantıların ardından gelen Ramazan-ı Şerif
boyunca iftarlarda "Gelin Gönüllerimizle Konuşalım"
mesajı etrafında "renklerin ortak dili" ile bir
araya geliniyor. O iftar sofralarından birinde
bulunmak ve birkaç cümlecikle de olsa hissiyâtınızı
dile getirmek nasip olsaydı, neler söylerdiniz?"
sorusunu cevaplandıran Gülen, 12 Eylül'de yapılacak
referandumla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.
"Hiç kimse Anayasa değişiklik paketini ve
referandumu Avrupa'ya veya Amerika'ya bağlamamalı;
bunlar diyalektik sayılabilecek dedikodudan ibaret
yanlış şeylerdir" diyen Gülen, referandumda 'evet'
denilmesi gerektiğiyle ilgili sözlerine açıklık
getirdi. 'Evet' kararını siyasî mülahazalarla
irtibatlandırılmaması gerektiğinin vurgulayan Gülen
"Herkese karşı müsavi derecede duruyoruz. Biz
yerinde Deniz Bey'i de destekleriz, Devlet Bey'i de
destekleriz. Elverir ki, yaptıkları şeyler
milletimizin bugünü ve yarını adına, devletler
muvazenesinde dümene oturması adına bir şey ifade
etsin. Benim milletim devletler muvazenesinde
yönlendiren, gözünün içine baktıran bir muvazene
unsuru olmayacaksa şayet, ne Avrupa umurumda benim
ne Amerika, ne Çin, ne de Maçin. Bu açıdan da,
milleti oraya götürebilecek her gayret
alkışlanmalı." diye konuştu.
"Referandumda 'evet' denmesini desteklememiz, o işi
yapan insanları takdir değil, o işin kendisini
takdir meselesidir" diyen Gülen, yapılan güzel
işlerin takdir edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Gülen, "Bunu Rahmetlik Bülent Ecevit yapmış
olabilir, bunu Süleyman Demirel Bey yapmış olabilir,
bunu İsmet Sezgin Bey yapmış olabilir, bunu Tayyip
Erdoğan yapmış olabilir, bunu Turgut Özal yapmış
olabilir, bunu Devlet Bey yapmış olabilir, bunu
Deniz Bey de yapmış olabilir. Güzelliği milletimiz
adına kim yapmış ve milletimize ileriye doğru bir
adımı kim attırmışsa, biz o ayağın altına başımızı
kaldırım taşı gibi koymaya âmâdeyiz. Bütün dünya
biliyor ki, yeryüzünde dikili bir taşımız yok ve
bundan başka da hiçbir sevdamız olmadı." dedi.
EVET DEMENİN LÜZUMUNA İNANDIĞIM İÇİN MEZARDAKİLER
BİLE OY KULLANMALI DEDİM
Daha önce konu ile ilgili olarak "Değil sadece
kadını erkeğiyle, çoluğu çocuğuyla ve dünyanın dört
bir yanına dağılmışıyla hayatta olan insanları,
imkan olsa mezardakileri bile kaldırarak o
Referandum'da "EVET" oyu kullandırmak lazım."
dediğini hatırlatan Gülen sözlerine şu sözlerle
açıklık getirdi: "Bazıları bu sözü alay konusu
yaptılar; hatta, bu sözdeki mübalağayı ve o
mübalağadaki ironik espriyi tersine çeken ve
"Ölüleri de yazdırın ve kaçamak olarak onlara da oy
kullandırın" şeklinde yorumlayacak kadar işi
şirazeden çıkaran kimseler oldu. Oysa ki, o sözdeki
üslup çokça kullanılan ve herkesçe maruf bir
üsluptur. Mesela; İmam Busîrî, Peygamber Efendimiz
için der ki; "Eğer O'nun mucizeleri kendi kadr u
kıymetine göre olsaydı, mübarek nâm-ı celili ölüler
üzerine okunduğu zaman çürümüş kemikler bile
dirilirdi." Ben de bu sözden hareketle belki elli
defa şöyle demişimdir: "Allah Rasulü'nün doğumu
esnasındaki pek çok mucizeden bahsedilir. Onlar da
iş mi ki?!. O yeryüzünü teşrif ettiğinde
mezardakiler bile canlanıp ayağa kalkmalı ve ona
temennâ durmalıydılar." İşte, referandumun önemine
ve "EVET" demenin lüzumuna inandığımdan, o meseleyi
de böyle bir üslupla dile getirmiştim."
KEŞKE SİYASİLER GÖNÜL DİLİNİ KULLANMAYA ÇALIŞSA
Keşke siyaset âlemine de gönül dili hâkim olsa diyen
Gülen "Keşke CHP'liler deseler ki, 'Türkiye'de şu
kriz, şu kriz, şu kriz var; ama biz vifak ve
ittifakı sağlayamadığımızdan ve iktidarla uyum
yolları aramadığımızdan dolayı, ihtimal Allah bizim
yüzümüzden bu krizleri yaşatıyor.' Keşke MHP'liler
deseler ki, 'İnsan her yanıyla kötü olmaz ya,
herkesin bazı iyi yanları da vardır. Biz en azından
bazı meselelerde bir kısım fasl-ı müşterekler
bularak, bunlara 'eyvallah' desek ne olurdu. Bazı
olumsuz şeyler bizim yüzümüzden de olmuş olabilir;
bir dönemde bazı yanlışlıklar yapmış olabiliriz;
belki şimdi de bir kısım yanlışlıklar yapıyoruzdur.'
Keşke Ak Parti'liler de idarede bulunduklarından
dolayı, Hazreti Ömer efendimiz gibi düşünse; "Yağmur
yağmıyorsa, benim yüzümden yağmıyor; laleler benim
yüzümden bitmiyor, dağınık halimizin öyle sürüp
gitmesi ve perişanlığımızın devam etmesi benim
yüzümden oluyor.' deseler. Evet, keşke siyaset
âleminde de herkes, sürekli atf-ı cürümlerde
bulunacağına, nisbeti makul olmayan şeyleri bile
insanlara nisbet edeceğine ve hep karşısındakine
cevap yetiştirme gayretiyle oturup kalkacağına,
biraz da kendi muhasebesini yapsa ve bir kere de
gönül dilini kullanmaya çalışsa!" ifadelerini
kullandı.
HERKES REFERANDUM KONUSUNDA ÜZERİNE DÜŞENİ
YAPMALI
Ramazan ayının birlik ruhunu oluşturma ve herkesi
gönül dilini kullanmaya çağırma açısından çok iyi
değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Fethullah
Gülen; "Ramazan-ı şerifte yumuşayan kalbleri de
değerlendirerek herkes Referandum konusunda üzerine
düşen vazifeyi yapmalıdır. Hatta Amerika'da oy
kullanamayacaklarından dolayı, Türkiye'ye gitmesi
mümkün olanlar gitmeli ve oylarını kullanmalılar.
Oraya gidince de "Amerika'dan kalktım, bin lira
verip buraya geldim; dönerken de o kadar para
vereceğim. Bu kadar zahmeti sadece kendi oyum için
çekmemeliyim..." demeli; en azından on tane, yirmi
tane insanı daha zimmetlemeli, onları da sandığın
başına götürmeli ve onlara da bir güzel 'Evet'
dedirtmeli." diye konuştu.
Cihan
23.08.2010 |