Erzurum Tarihi - Coğrafyası | DADAŞ TV
ERZURUM HABER
Ana Sayfa Erzurum Paylaş

Güncel Erzurum Haber | 2011 Universiade Haberleri | Atatürk Üniversitesi

Bookmark and Share

Erzurum Tarihi - Coğrafyası Erzurum resimleri Cirit Sporunu Lig Haline Getireceğiz 2011Universiade Erzurum Kış Oyunları'na muhteşem açılış
 ATA SPORUMUZ CİRİT                                                                                                                 'Cirit' video izle

     cirit, erzurum  cirit, erzurum


Türklerin yüzyıllardan beri oynadıkları bir ata sporu olan Cirit, her yıl yapılan çeşitli müsabakalarla en büyük ilgiyi Erzurum'dan görüyor. Türklerin, Orta Asya'dan günümüze kadar taşıdıkları Cirit, 16. yüzyılda bir savaş oyunu olarak kabul edilirken, 19. yüzyılda Osmanlı ülkesi ve sarayının en büyük gösteri sporu haline geldi.

Aynı zamanda tehlikeli bir oyun olması sebebiyle 1826 yılında II. Mahmut tarafından oynanması yasaklanan bu ata sporu, daha sonraları tekrar popüler bir gösteri oyunu olarak yaygınlaşmaya başladı. Tarihin eski çağlarında insan topluluklarının ulaşım ve savaş vasıtalarından olan atlar, sürüler halinde beslenip, günün şartlarına göre eğitilirken savaş zamanlarında bir savaş vasıtası, sulh zamanlarında da, spor ve eğlence vasıtası olarak kabul edildi. Savaşı spor haline getiren ve sporu ise, en güzel eğitim aracı bilen Türk kahramanları için atlar, çağlar boyu kazanılan zaferlerde canlar kadar aziz kabul edilirken, Cirit ise, çok eskiye dayanan bir savaş kuralının, sporlaştırılmış ve günümüze uyarlanmış şekli olarak kabul ediliyor.

AR, EDEP, DİSİPLİN VE AHLAKİ BİR GELENEKTİR CİRİT

Atlı ciritte erliğin, mertliğin, sportmenliğin ve en önemlisi de, bir tarihin yaşadığı kabul edilirken, yazılı kaynaklarda söz konusu ata sporu için şu ifadeler kullanılıyor: "Atalarımız, barış zamanlarında at ve askerlerini zinde ve kuvvetli tutabilmek için atlı cirit sporunu tesis etmiş, insanları ruh ve bedenen eğiterek yarınlara hazırlamışlardır. Atlı ciritte hiçbir spor müsabakasında bulunmayan rakibi bağışlama ve affetme şeklinde bir davranış vardır. Hasmının önünü kesip, ona ciritle vurma imkanı varken, vurmayıp bağışlayan sporcu puan kazanmaktadır. Vurma imkanı yüzde yüz mevcut iken, o anda zayıf düsene vurmayı zl kabul ederek, bağışlama yolunun seçilmesi, bu yönüyle spor ve erdemin birlikte anıldığı asil bir yapıya sahiptir."

CİRİT OYUNUNUN KALBİ, TANZİMAT'A KADAR İSTANBUL AT MEYDANI'NDA ATARDI

Osmalıda ciritCirit oyununun, kendisi de iyi bir oyuncu olan II. Mahmut'un Tanzimat tan sonra bu oyunu bütün ülkede yasaklamasına kadar İstanbul hayatının renkli bir parçası olduğu öğrenilirken, başlıca oyun alanının ise, İstanbul'daki At Meydanı olduğu belirtildi. Burada her zaman cirit talimi yapan atlılara rastlamak mümkün olduğu bilgisine, Cirit sporuna ilişkin olarak hazırlanan kaynaklarda rastlanabilirken, asıl müsabakaların Cuma günleri, Cuma namazından sonra yapıldığı kaydediliyor.
Yüzyıllardır süren bir gelenek olan Cirit'te, ciritçi karşı taraf oyuncusundan kendisini sakınmak için çeşitli hareketler yapar, atın sağına soluna, karnının altına ve boynuna yatar. Bazı ciritçiler rakibi kaçış dizisine ulaşana kadar 3-4 cirit savurarak, isabet ettirmek suretiyle sayı toplar. Bu arada başına, gözüne ve kulağına cirit isabet eden bazı oyuncuların yaralandığı olur. Bu türlü isabetler neticesinde ölenlerin olduğu bile bilinmektedir. Bu durumda ölen, er meydanında ölmüş sayılır, yakınları şikâyetçi ve dâvacı olmaz. Babaları ölen çocuklarıyla öğünürler.

    

İLK İHTİSAS KULÜBÜ, 1957 YILINDA ERZURUM'DA KURULDU…

Cirit'e dair ilk ihtisas kulübünün, Erzurum'da 1957'de Erzurum Atlı spor Kulübü adıyla kurulduğu öğrenilirken, kaynaklarda daha sonraları Erzurum'da 11, Erzincan'da 1, Bayburt'ta 1, Ankara'da 1, Uşak'ta 4, Manisa'da 1 ve Malatya'da 1 kulüp kurulduğuna yer veriliyor.
Ata sporumuz bölgesel oyun haline gelmeye başladı.

40-50 yıl öncesine kadar Anadolu'da yaygın bir oyun olduğu halde, son yıllarda sadece Erzurum, Kars ve Bayburt yörelerinde yaşamaya devam eden Cirit geleneği, şu anda Erzurum'da 23 ayrı kulüp tarafından yaşatılmaya devam ediliyor. Her yıl Mayıs ayında Erzurum'da yapılan grup eleme maçlarının bir aydan fazla sürdüğü bilinirken, Cirit, artık resmi protokol törenlerinin bile artık vazgeçilmezi olmuştur.

Cirit Oyunu

Cirit, bir diğer deyimle Çavgan, Türklerin yüzyıllardan beri oynadıkları bir ata oyunudur. Türkler, Orta Asya'dan Anadolu'ya bu atlı oyunu da dolu dizgin beraberlerinde getirmişlerdir. Türkler için at, mukaddes ve vazgeçilmez bir unsurdur. At sırtında doğar, at sırtında büyür, at sırtında savaşır, at sırtında ölürlerdi. At sütü kımız Türklerin yegâne içkisi idi.

Cirit Oyunu, Türklerin en büyük tören ve sportif oyunu idi. Daha sonra 16. yüzyılda Osmanlı Türkleri tarafından bir Savaş Oyunu olarak kabul edildi. 19. yüzyılda bütün Osmanlı ülkesi ve saraylarının en büyük gösteri sporu ve oyunu oldu. Cirit, aynı zaman tehlikeli bir oyun olduğundan 1826 yılında II. Mahmut tarafından yasak edildi. Fakat daha sonra yine Osmanlı Ülkesi'nin başta gelen meydan ve savaş oyunu olarak her tarafa yayıldı.

Cirit Oyunu, daha 40-50 yıl öncesine değin Anadolu'da yaygın bir oyun olduğu halde son yıllarda sadece Balıkesir, Söğüt, Konya, Kars, Erzurum ve Bayburt yörelerinde yaşamaya devam etti. 20-25 yıldan beri Konya ve Balıkesir'de tarihe karıştı.

Buna rağmen halen Anadolu'nun hemen her köşesinde düğünlerde ve bayramlarda köy delikanlıları ve kasaba halkı Cirit Oyunu'nu oynamaktadır. Büyük şehirlerimize karşı köy ve kasabalarımızda yaşamaktadır. Sinop köylerinden Gaziantep'e, Bursa'dan Antalya'ya kadar Doğu, Batı, Güney ve Kuzey Anadolu'da köylerimizin güreşle beraber başlıca yiğitlik ve savaş oyununu teşkil etmektedir. Halkın ilgisini çekmek için cirit meydanında davullar ve zurnalar çalınır. Ayrıca Yurtdışı İran, Afganistan ve Türkistan Türkleri ile Türklerle meskûn diğer Asya yörelerinde de hâlâ canlılığını ve geleneğini sürdürmektedir.

Her yıl Ertuğrul Gazi Törenleri dolayısıyla eylül aylarının ikinci Pazar günleri Söğüt'te, çeşitli şenlikler vesilesiyle de Erzurum, Kars ve Bayburt dolaylarında oynanmaktadır.

1972 yılı eylül ayında Konya Turizm Derneği'nin teşebbüsüyle Konya'da bir Cirit Oyunları Şenliği düzenlenmiş, bu şenliğe Erzurum ve Bayburt Cirit Takımları katılmış ve büyük başarı sağlanmıştır. Cirit Oyunu Konya'da yeniden geleneksel olarak canlandırılmaya çalışılmaktadır.

Cirit Oyunu'nda iki takım bulunur. Bu takımlar 70 ilâ 120 metre genişliğindeki bir alanda karşılıklı olarak alanın en gerisinde 6'şar, 8'er veya 12'şer kişi olarak dizilirler. Ciritçiler bölgesel giyimleriyle atlarına biner. Sağ ellerine atacakları ilk ciriti, diğer ellerine de yedek ve yetecek miktarda cirit alırlar. İki tarafın birinden bir atlı öne fırlar, karşı dizinin önüne 30-40 metre kadar yaklaşır. Karşı tarafın oyuncularından birisinin adını seslenerek meydana davet eder. Sağ elindeki ciriti ona doğru savurur, sonra geri döner, atını kendi dizisine doğru mahmuzlar. Karşı tarafın davet edilen oyuncusu hızla onu takip eder, elindeki ciriti geri dönüp kaçan karşı taraf elemanına fırlatır. Bu kez ilk oyuncunun çıktığı sıradan diğer bir ciritçi onu karşılar. İkinci diziden çıkan, sırasındaki yerini almak için süratle yerine dönmeye çalışır. Bu defa rakibi onu kovalar ve ciritini atar.

Oyun böylece sürer. Cirit isabet ettiren ciritçi takımına bir sayı kazandırır. Eğer ciritçi attığı çavganı rakibine değil de ata isabet ettirmişse bir sayı kaybeder.

Ciritçi karşı taraf oyuncusundan kendisini sakınmak için çeşitli hareketler yapar, atın sağına soluna, karnının altına, boynuna ağar. Bazı ciritçiler rakibi kaçıp dizisine ulaşana kadar üç-dört cirit savurarak isabet ettirmek suretiyle sayı toplar. Bu arada başına, gözüne, kulağına cirit isabet eden bazı oyuncuların yaralandığı olur. Bu türlü isabetler neticesinde ölenlerin olduğu bile vakidir. Bu durumda ölen, er meydanında ölmüş sayılır, yakınları şikâyetçi ve dâvacı olmaz. Babaları ölen çocuklarıyla öğünürler.

Öte yandan cirit oyununda ölüm olmaması için, daha evvelleri hurma ve meşe ağacından 70-100 santim uzunluğunda, 2-3 cm. kutrunda yapılan ciritler, daha sonraları kavak ağacından yapılmaya başlanmıştır. Sopaların uçları silindir şeklinde kesilerek yuvarlatılır. Kabukları yontulur. Bu isabet halinde bir yara açılmasını ve ölüm tehlikesini yok etmek için alınan bir tedbirdir.

Seyredenler ciritçileri ve atları teşvik için çeşitli şekilde bağırır, onları heyecana getirirler.

Ciritçiler arasında birbirine hasım olanlar varsa, bunların karşı tarafta yer almamasına dikkat edilir, aynı dizi içine dahil edilirler. Gençler büyüklerinin bu görüşüne boyun eğer. Büyükler de bu töreye uyarlar. Eski ciritçilerden bir kurul, oyunun sonucunu ilân eder.

Cirit sona erince, cirit oyununu düzenleyenler başarılı olanlara ödüller, ziyafetler verir.

Cirit Oyunu Alpaslan'la beraber Anadolu'ya girmiş daha sonra Avrupa'ya ve Arabistan ülkelerine sıçramıştır. 17. yüzyılda Fransa'da, Almanya'da ve diğer ülkelerde de Cirit Oyunu yayılmıştır.

Konya Turizm Derneği'nin 1972 eylülünde düzenlediği Cirit Oyunları Şenliği dikkatleri tekrar bu ulusal sportif savaş oyunumuzun üstüne çekmiş bulunmaktadır. Bütün Yurt'da ilgi görmesi ve canlanması bu tür oyunlarımız için bir kazanç olacaktır.

CİRİT OYUNUNDA KULLANILAN TERİMLER

*Değnek; Diğnek, Deynek: Çeşitli yörelerde cirit oyununa verilen ad.

*Cirit Havası: Cirit oynanırken davul ve zurna ile özel ritmlerde çalınan ezgilerin tümü ya da bir tanesi.

*At Oyunu: Ciritin Tunceli ve Muş yöresindeki adı.

*At Oynatma Havası: Tunceli ve Muş yörelerinde ciritten önce at oynatma için özel ritmlerde çalınan ezgi ve ritmlere verilen ad.

*Rahvan: Atın iki ayakla koşar gibi aynı yanda bulunan ayaklarını aynı anda atarak yaptığı, biniciyi sarsmayan bir yürüyüş şeklidir.

*Rahvan At: Biniciyi sarsmadan yürüyen at.

*Tırısa Kalkmak: Atın çaprazlama ayak atarak hızlı ve sarsıntılı yürüyüşüne denir.

*Dörtnal: Atın en hızlı koşuşu.

*Hücum Dörtnal: Atın en hızlı koşuşunun daha ilerisinde bir süratle hedefe at sürme.

*Adeta: Atın düz yürüyüşü.

*Aheste: Atın ağır ağır, arka kalçalara yüklenerek yürüyüşü.

*At Başı: İki atın bir hizada oluşu.

*At Cambazı: Ciritte at üzerinde beceri ve hüner gösteren binici.

*At Oynatmak: Ciritte hüner göstermek.

*Sipahi, Sipah, İspahi: Eskiden Yeniçeriler zamanında bir sınıf atlı askere denirdi. Fakat iyi at binen kişilere de at oyunlarında becerisi olan oyunculara da çeşitli yörelerde bu adlar kullanılmaktadır.

*Seymen Olmak: Ulusal giysilerin yöreye ait olanlarının düğün nedeni ile Ankara dolaylarında giyilmesine denir.

*Osmanlı: Atlı, suvari, anlamında kullanılmaktadır.

*Menzil: Ciritte at üzerinde sıra biçiminde duranlara verilen ad.

*Alan: Cirit meydanına verilen ad. Cirit oynanan yer.

*Şehit: Ciritte isabet alıp ölenlere verilen ad.

*Acemi: Savurduğu ciriti ata değen oyuncuya denir.

Cirit Video İzle  

                                  


2011 Universiade Tanıtım Filmi   Erzurum Halk Oyunları (Hançer barı, Dadaşlar) E-Devlet

Erzurum Tarihi Coğrafyası www.erzurumweb.com 2010© gencdata.net  info@erzurumweb.com  


Web Analytics Paylaş